26 Ocak 2013 Cumartesi

AKP din devleti kurmanın fırsatını yakaladı


CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler, Türklerle Kürtlerin eşit olmadığını söylediğini ileri sürerek, kendisini “ırkçılık” ve“faşistlik”le suçlayanlara sert yanıt verdi. Güler, sözlerini“ırkçılık” olarak yorumlayanların ya cahil ya da kötü niyetli olduğunu belirterek, asıl ilkellik ve ırkçılığın tartışmayı birey düzeyine indirmek olduğunu söyledi. Güler, AKP’nin din devleti kurmanın zeminini oluşturma fırsatını yakaladığı uyarısında bulundu.

Fırat’ın konuşmasına bir tepkisinin olmadığını belirten Güler, CHP’de çatlak olmadığını vurgulayarak, şöyle konuştu:

“AKP’liler kendilerini değil, hep CHP'yi konuşuyorlar. CHP'yi konuşmayı seviyorlar, ben de onlar için konuşayım. Çok önemli bir şey var. AKP Anayasa Uzlaşma Komisyonu'na vatandaşlık maddesini değiştirme yönünde bir teklifte bulundu. Orada Türk vatandaşlığını sildi, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını tercih etti. Bunu daha önceden yazdım, söyledim ama ilgi çekmedi ne yazık ki. AKP seçmenine duyurmak istedim özellikle. 'Çok büyük bir siyasal değişiklik var, iktidar partisi, oy verdiğiniz parti bunu yapıyor. Lütfen sorun ve siz de söyleyin. Razı mısınız, değil misiniz?'AKP'nin öncelikle bu bilgilendirmeyi hem kendi içinde hem kendi dışında yapması lazım.”

Güler, sözlerinin ırkçılık olarak nitelendirildiğını, bu nitelemeyi kabul edip etmediğine yönelik sorusuya şu yanıtı verdi:
 
“Katiyen kabul etmiyorum. Çünkü Türk kavramı bir ırkı ya da etnisiteyi anlatmaz. Yüz yıla yakın zamandır Türk kavramı anayasada yazılı olan ulusal vatandaşlığın adıdır. Öyle ki bizde Musevi inancına sahip, Süryani inancına sahip, Boşnak ya da Kırmançe, Zaza çok farklı etnik kökenlerden ve hatta Müslüman, gayrimüslim insan Türk vatandaşı kimliğiyle yaşar ve yüz yıla yakın süredir şunu ararız, 'devlet etnik ve inanç bakımından kör olsun.' Böylece etnik elbiselere sıkışmayalım, özgürleşelim. Ne yazık ki Diyanet İşleri Başkanlığı itibariyle bakın belli bir mezhepe sıkıştı. Bazı uygulamalar itibariyle bakın orada burada hemşehricilik, etnikçilik, ırkçılık bence bu. Türk vatandaşlığı kavramı bütün bu farklılıklara karşı körleşmek, özgürleşmek anlamına gelir. O nedenle'Türk ulusu, Kürt milliyeti' diye bilimsel kavramları kullandım. Biraz soğukkanlı düşünmek ve gerçekten bilimsel kavramlarla düşünmek zorundayız. Yaşamımız biçimleniyor, kimin ne yaptığı belli değil. Irkçılık biçimindeki o değerlendirmeyi iki tür nitelendirebilirim ya cahildirler ya da kötü niyetli.” 

“Sözlerinizden ötürü pişman mısınız?” sorusunu, “Niye pişman olayım” yanıtını veren Güler, “Türklerle Kürtler eşit midir?” sorusu üzerine, “Türk bir ulusun adıdır, Kürt bir milliyetin adıdır. Ne demek, kişi olarak 'midir' diye sormak. Bu ayıp soru. Uluslaşma süreci bakımından büyük kaynaşma var. Tartışma bu değil. İnsan ve birey düzeyinde tartışma değil. Bu ilkelliktir, ırkçılık asıl budur” diye konuştu.
 
Sözlerine gelen tepkinin ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğu ile görüşmediğini belirten Güler, “Görüşmeyi düşünüyor musunuz?” sorusuna, “Neden” diye sorarak karşılık verirken, CHP'nin parti programında, “Ulusal devletten yanayız, etnik kimlik şereftir hiç kimse tarafından inkar edilemez, yok sayılamaz. Asimilasyona hayır, entegrasyona evet” ifadelerinin yer aldığını anımsattı.

Güler, tartışma yaratan sözlerinin, Kılıçdaroğlu'nun İmralı sürecine destek verdiği bir dönemde geldiğini anımsatan bir gazeteciye şu karşılığı verdi:
 
“Ben de destek veriyorum. Ama siz bana 'sus' çağrısı yapıyorsunuz. Destek vermek, susmak anlamına gelmez ki... Bütün bu süreç içerisinde ben diyorum ki; bu Kürt sorunu ya da kimilerine göre Türk sorununa ilişkin formüller geliştiriliyor. Bu formüllere ilişkin hepimiz konuşmak zorundayız. Hepimiz susarak, çözümü kime havale ediyoruz. Bu algıyı değiştirmek gerekiyor. Bu,'aman aman süreç var, sus sus’ tavrı antidemokratik bir tavır, doğru bir tavır değil.
 
“Bütün kimlik farklılıklarını entegrasyon hedefi doğrultusunda yaşatacağız. Benim söylediğim bundan ibaret. Ulusal devlet, yani Türk vatandaşlığına dayanan devlet, bunun için de devletin tüm etnik kimliklere, inançlara kör olduğu bir yapı.”
 
Kendisine dünkü konuşması nedeniyle destek verenlerin de olduğunu belirten Güler, Türkiye’de ırkçı, faşist, kafatasçı sözcüklerini seven (!) bir zümrenin oluştuğunu, bunların her önüne geleni böyle bu sözcüklerle suçladığını vurgulayarak, kendisine tepkilerin de bu kesimden geldiğini söyledi.
 
Güler, “Sözleriniz yanlış anlaşıldı diyor musunuz?”sorusuna, “Hayır. Söylediğim sözü, çok uzun süredir söylüyorum, yazıyorum. Ama ilginç şekilde kulaklar duymuyor. Etnik kimliklerin üzerine yürüyen bir süreç var. O sürecin içinde, ben de parti programımı, bilimsel dayanaklarımı ve güncel siyasetteki tartışmaları söyledim” karşılığını verdi.

Güler, bir gazetecinin “Türk, Kürt bana eşit gördüremezsiniz, sözlerini bilerek mi seçtiğiniz”sorusunu ise şöyle yanıtladı:
 
“Gözün; ‘Kürt, Türk ve eşit değildir’i seçti. Ben, gözün ulusu ve milliyeti seçsin diyorum. Türk ulusu, Kürt milliyeti, çok bilinçli kullanıyorum, bunlar bilimsel şeyler. İnsan topluluklarının üç formu olduğu kabul edilir. Klan kabile toplumu, milliyet toplumları, ulus toplumları. Bu aynı zamanda gelişme süreci. Klan kabile, kan bağına dayanır. Milliyetler biraz daha onun üzerine, kan bağı olmasa da birbirine yakın kesimlerin, iktisadi işbirliği yaptığı daha büyük toplumlar. Bir de uluslar vardır, kapitalizmle beraber doğan. O da kan ve inanç bağlarını aşıp, iktisadi zemin üzerinde insanları bir araya getiren. Tarihsel formlar bunlar. Bizim ülkemizin toplumu açısından, ulus formu Türk ulusu biçiminde oluşmuş durumda. Biz hem gayrimüslim hem Müslim Türk vatandaşlarına sahibiz. Hem Boşnak hem Kürt hem Ermeni kökenli, Zaza, Musevi, say sayabildiğin kadar. Bunların toplamına Türk vatandaşı diyorsun. Buradan ortak gelecek kuruyorsun. Benim ırk gibi bir perspektifim yok. Kafasında ırk perspektifi olanların yanlış anlaması bu. Meselelere kendisi ırkçı, etnikçi bakanlar, bir yansıtma özelliği, galiba kendisine karşı olana bu sıfatları yakıştırıyorlar. Türkiye'de yıllardır böyle gidiyor.”

Güler'e, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın, “Irkçı yaklaşımın somut bir örneği olarak görüyorum”değerlendirmesi de soruldu. Bozdağ'ın böyle eleştirmesinin çok anlamlı olduğunu belirten Güler, AKP'nin Türk vatandaşlığından vazgeçtiğini, “Bizi birleştirecek olan Müslüman kimliğimizdir. Türk ve bütün diğerleri, ırkçı sözlerdir”dediğini vurguladı. Güler, AKP’nin ümmet toplumu istediğini, Türk vatandaşlığı üzerine kurulu ulusal devleti reddederek, dini devlet kurmayı amaçladığını, bunun için toplumsal zemini oluşturma fırsatını yakaladığını söyledi.
 
Güler, parti içinde gruplaşma olduğuna yönelik değerlendirmeler üzerine şöyle konuştu:

“Şöyle görüyorum: Bizim partimizde, bir kitle partisi olarak çok görüş olsun. Var. Hatta bu görüşler örgütlensin, kanat kanat olsun. Buradaki büyük sorun şu: Kanatlar canlıyı uçurur ama omurgası varsa. Omurgamız ne? Bizim partimizin omurgası, çoktan Kemalizm ve sosyal demokrasi olarak tanımlandı. Bu omurgaya uygun aynı şeyleri söylemek zorunda değiliz. Ama bu omurgaya uygun olmak şartıyla, farklı şeyler söyleyebiliriz. Bu çok da verimli olabilir.” 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder