31 Ocak 2013 Perşembe

Eskişehir Belediyesi'ne yapılan operasyonun altından AKP çıktı



Eskişehir Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik operasyonun altından AKP çıktı.
Mülkiye müfettişlerinin iki kez soruşturma yaparak, “Yolsuzluk yoktur” diye rapor düzenlemesine, Sayıştay’ın yolsuzluk bulamamasına rağmen operasyon yapıldığı açıklandı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Yılmaz Büyükerşen’e destek ziyaretinde bulunup bilgi aldıktan sonra onbinlerce Eskişehirliye parti otobüsünün üzerinden seslenen Kılıçdaroğlu şunları söyledi:
   
Kendine değil kentine çalışan bir belediye başkanı gösterin deseler, kuşkusuz Büyükerşen gösterilir. Hiçbir Allah’ın kulu çıkıp, "Yılmaz Büyükerşen, sen şu ihalede yolsuzluk yaptın" demedi; diyemez de zaten. Onun çalışmalarını bütün dünya gördü. BBC, bütün dünyada kenti kent yapan, değerlerine sahip çıkan 12 kentten biri olarak Eskişehir’i seçti.

AKP’LİLERİN BİTMEYEN ŞİKAYETLERİ
Porsuk’u ıslah etti. 2006′da ihaleye çıktı. AKP’li Meclisi üyeleri, “ihaleye fesat karıştırıldı” diye İçişleri Bakanlığı’na şikayet etti. AKP’li bakan, müfettiş görevlendirdi. Müfettiş geldi, her şeyi didik didik etti. “Eskişehir’de bu ihalede yolsuzluk yoktur. Hiç kimse hakkında soruşturma açılmasına gerek de yoktur” dedi; bitmedi. İkinci kez şikayet ettiler. Bu kez Beşir Atalay. O da müfettiş görevlendirdi. Yine incelediler, bütün hesaplarına baktılar. “Bu ihalede yolsuzluk yoktur.” dediler. Bitti mi? Hepsinin hesabını veriyorsunuz ama yetmiyor. Tekrar şikayet. Baktılar ondan bir haber yok. Bu kez savcılığa gittiler, polise gittiler. “Efendim burada yolsuzluk var.” 

İki kez denetlediniz, iki müfettiş görevlendirdiniz. Daha ne istiyorsunuz? Eskişehir’den ne istiyorsunuz?

“AMA DENİZ FENERİ’NE BİRŞEY YAPAMAZLAR”
Deniz Feneri’ni bilirsiniz. Deniz Feneri’ne birşey yapamazlar. Ucu kendilerine dokunacak. CHP üzerinden, onların belediyeleri üzerinden bir oyun oynanmak isteniyor. Çünkü Cumhuriyet’in tek teminatı vardır; CHP. Aydınlığın tek güvencesi vardır; CHP. Ulusal birliğimizin tek güvencesi vardır; CHP. Kendi belediyelerine baksınlar. Bir müfettiş bile görevlendiremiyorlar oraya. Biz denetimden, denetim vermekten korkmayız. Elbette ki, denetim olacaktır. Bütün mesele, “Ben seni mahkum edeceğim, ben seni itibarsızlaştıracağım.” 

Size söylüyorum. Bu operasyon, Eskişehir  Büyükşehir Belediye Başkanı’nın itibarını yükseltmiştir, onu daha da güçlendirmiştir.
 
Türkiye’de demokrasi tehlikededir. Altını çizerek söylüyorum. Çok partili hayatı, demokrasiyi getiren CHP, şimdi bütün demokratik güçlerle beraber olmak zorundadır. Bütün yurttaşlarıma söylüyorum. Demokrasiyi, özgürlükleri, kadın-erkek eşitliğini, evrensel hukuku, hukukun üstünlüğünü istiyorsanız, evrensel bir çatınız var. O çatı, CHP’dir. 
 
Bir ülkenin başbakanı, demokrasiden şikayet eder noktaya gelmişse, “Demokrasi ayak bağıdır” diye demeç veriyorsa, konuşuyorsa, herkesin düşünmesi lazım. Bunlar şaka gibi sözler değildir. Bunlar doğrudan Recep’in kalbine saplanan oklardır.
 
Hepimizin duyarlı olması lazım. Hepimiz hesap veririz, hesap vermekten korkmayız. Yeter ki, hesap vereceğimiz kişiler düzgün adamlar olsun, siyasi otoritenin emrinde olmasınlar. 







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder