31 Ocak 2013 Perşembe
Ulusalcı geçinenler!
Başbakan hafta sonunda düşmanlarından birini daha açık etti:
“Bu ülkede ulusalcı geçinenler önümüzü kesmeye çalıştılar kesemediler, kesemeyecekler. Ulusalcıların uzantısı olmaya aday olanlar bizden bir şey beklemesinler, bulamayacaklar.”
Başbakan ulusalcılıktan ne anlıyor, kimi kastediyor, anlaşılmıyor.
Balkan savaşları ardından Osmanlı dağılırken birleştirici unsur olarak tutunduğumuz dal olan ulusalcılık son yıllarda öcü bir kavram oldu.
Genellikle ırkçılık, şövenizm, faşizmle harmanlanarak karalanıyor...
Nedir aslında ulusalcılık?
Etnik kökene dayanmayan bir yurtseverliktir. Irkçılık ve şövenizmden soyutlanmış milliyetçiliktir. Halkın öz çıkarlarına ve değerlerine saygıdır.
Ülkeyi sömürmek ya da başkalaştırmak isteyenlerin dışında kimsenin bu kavramdan rahatsız olmaması gerekir.
Peki neden rahatsız oluyorlar... Belli... Ulusalcılık halkın varlıklarının çarçur edilmesine, ülke kaynaklarının peşkeş çekilmesine, işbirlikçiliğe, hainliğe karşı çıkar. Siyasetçi koltuğunun çıkar uğruna emperyal ülkelere kiralanmasına karşıdır. ABD ve AB dahil dış dünya ile her seviyedeki ilişkide başı dik ve bağımsız olunmasını savunur...
Ulusalcılık “Egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur” sloganının tek bir sözcükle ifadesidir... Ulusalcılık ile demokrasi ve sol, aynı hedefe yönelik kavramlardır. Üç sistem de halkın çıkarlarını ön plana çıkarır... Üç sistem de halkın egemenliğini öngörür...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder