Şam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ocak 2013 Perşembe

AKP neden susuyor..?



İsrail'in saldırgan politikalarına karşı çıkıyormuş gibi görünerek her fırsatta prim yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve AKP'li yetkililerden, İsrail'in Suriye'yi bombalaması konusunda hiç bir ses, hiç bir tepki gelmedi.
Başbakan ve AKP'li yetkililer saldırıyı susarak destekliyorlar.

Suriye devlet televizyonu İsrail uçaklarının Şam yakınında bulunan askeri inceleme ve araştırma merkezine bir saldırı gerçekleştirdiğini ifade etmiş, olayda iki kişinin yaşamını yitirdiğini ve bazı kişilerin de yaralandığını açıklamıştı.


BM Anlaşması’nın ihlali anlamına gelen bu saldırı konusunda ne Başbakan ne de AKP'li çevrelerin ağzını bıçak açmıyor.




15 Ocak 2013 Salı

‎''Esad Katil'' diyenler; ya siz?




Murtaza Demir'den, artık habercilik ahlakını iyice yitiren medyaya sert eleştiriler. İşte o yazının bazı önemli bölümleri...
***

Bu ne yahu; bir ulusun medyası ahlaktan, insanlıktan ve medya etiğinden bu kadar mı yoksun olur! Halkının haber alma özgürlüğünü bu kadar mı sansürler? Hükümete, çıkara, konfora bu kadar mı bağlanır? 

Ulusun medyası, savaştığı ülkenin aleyhinde olur elbet, yazarak-çizerek, halkını motive eder; tamam… Ama Suriye Devleti ve halkı bizim düşmanımız değil ki, topraklarımıza tecavüz etmedi ki, bize saldırmadı ki… “Esed diktatörmüş de; halkına zulmediyormuş da…” Lafa bak! Sen nesin; demokrat mı?

60 BİN SURİYELİYİ KİM ÖLDÜRDÜ?

Esad güçlerine saldıran, ellerinde en modern silahlarla, dünya uygarlık mirasının en değerli eserlerinin bulunduğu bu ülkeyi, Şam’ı, Halep’i yakan-yıkan, acımasızca insan katleden profesyonel katillerin öldürdüğü Suriyelilerin katili kim?.. Bu katilleri dünyanın çeşitli ülkelerinden kim topladı; hangi komşu ülke yer, yurt, lojistik destek sağladı; kim onların ceplerine para koyup, ellerine silah verip, sınırdan geçirip Suriye’ye saldı ve ‘hadi öldürün’ dedi? Hasan’ın, Abdullah’ın, küçücük bebelerin, ağlayan anaların, evsiz, yurtsuz kalan ailelerin, bölünmenin eşiğine gelen ülkenin katili-sorumlusu kim?

EY MEDYA, NEDEN BUNLARI GÖRMÜYORSUN?

Vahabiler, El Kaide militanları para ve Alevi katliamı için fetvalar alarak Suriye’ye üşüştü. Koca bir ülkeyi yağmalayıp, harabeye çevirdiler. “Katil” dediğin, Suriyeliler ise vatanları uğruna can veriyor… Bir komşu vatan savunmasındaysa insanlık ve ahlak, saldırganın değil, komşunun yanında olmayı gerektirir. 

Kendi halklarına ihanet ederek, ABD-İsrail emperyalizminin arkasına takılan Suudlar, Şeyhler, Krallar ve diktatörlük özlemcileri; o silah ve dolarları kutsal vatanları için direnen yiğit Suriye halkının direncini kırmak için seferber ediyorlar. Suriye’yi bölmek, parçalamak ve bir leş gibi sırtlanların önüne atmak istiyorlar. Bir ülkeyi, bir kültürü yok ediyorlar. 

Diktatörlük hayaline kapılanları, hak-hukuk tanımayanları, ülkelerindeki yoksulluğu, kendileri gibi düşünmeyenlere, oy vermeyenlere karşı başvurdukları zulmü görmeyen medya, kendisi demokratmış gibi Esad’ı suçluyor!

ESAD, YEDİ DÜVELE KARŞI SAVAŞAN BİR VATANSEVERDİR

Düşünün; ABD, İsrail, AB ülkeleri, Suudi Arabistan, Katar ve ne yazık ki, Türkiye, Suriye devlet güçleriyle savaşan terörist gurupları destekliyor ve bunu da saklamıyorlar. Oysa Türkiye, Arabistan ve Katar yöneticileri, emperyalizme tetikçilik ve taşeronluk yaptıklarını saklıyorlar! Taşeron olmadığını, İsrail devletiyle işbirliği yapmadığını söyleyen AKP Hükümeti, patriot rampalarının ve ‘radar üssü’ yalanıyla kurulan Kürecik füze rampasının, İsrail’in güvenliği için kurulmadığını” iddia ederek yalan söylüyor…

Evet, medya…

Demokrasilerin dördüncü gücü olan medyanın işi, bu gerçekleri görmek ve halkına göstermek değil mi; “iyi de kardeşim, sen, bu ülkeden elini kolunu sallayarak geçip Suriye’ye saldıran ölüm timlerini silahlandırıp, ceplerine para koyarak, adamın meşru savunma güçlerinin üzerine göndermeseydin çatışma, ölüm, yıkım, katliam olur muydu? Velev ki gönderdin; o halde en az Esad kadar sen de suçlusun” demez mi; bunları yazmaz mı?

Sonuç itibariyle, vatan herkes için kutsaldır… Vatana saldıranlara karşı durmak, göğsünüzü siper etmek, namusunuzu savunmakla eşdeğerdir ve şereflerin en büyüğüdür. O halde saldırmak şerefsizlik, savunmak ise şereftir… Bu bağlamda vatana saldıran emperyalist ajanları, profesyonel tetikçileri ezmek, yok etmek ve vatan topraklarından temizlemek, en büyük kahramanlık mertebesidir.

Bütün milletler, vatanını savunan liderleri “kahraman” olarak niteler. Hele de emperyalizme karşıysa… Bu anlamda Esad, vatanını savunan bir kahraman, Suriye’ye saldıranlar ve saldırganları destekleyenler ise katildir!


Murtaza Demir

13 Ocak 2013 Pazar

Kafir ve Laik Türkiye...



Suriye gazetesinden çarpıcı iddia

Suriyeli El Vatan gazetesi, Ankara'nın kafir ve laik damgasından korktuğunu yazdı. 

Türkiye’nin, Suriye’de rejime karşı savaşan, El Kaideye verdiği desteğin, "örgütün faaliyet alanını Türkiye’ye doğru kaydırdığı”nı yazdı. 

“Türkiye yönetiminin terör örgütüne yönelik destek ve yardımlarını geçiçi olarak durdurduğunu”, kararın örgütün faaliyet alanını “Suriye’nin dışına ve Türkiye’ye doğru kaydırması” ardından alındığını öne sürdü.

İddianın Türkiye’den bir kaynak tarafından doğrulandığı, iddia edilen haberde “Ankara yönetiminin söz konusu örgütün Şam'da Osmanlı devletinin bir kanadını oluşturması ve Türkiye'yi kafir ve laik devlet ilan etmesinden korktuğunun belirtildiği" de yazıldı.